37. Ankara Film Festivali’nde “Galalar” Bölümü Dokuz Yapımı Ağırlayacak
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 37. Ankara Film Festivali, 12 ile 20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin Dü...
Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından düzenlenen 37. Ankara Film Festivali, 12 ile 20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Festivalin Dünya Sineması programı içerisinde yer alan Galalar bölümü, Cannes, Berlin ve Karlovy Vary gibi uluslararası festivallerde öne çıkan dokuz filmin Ankara prömiyerine ev sahipliği yapacak. Toplumsal cinsiyet, kimlik, hafıza, savaş ve insan ilişkilerini ele alan seçkideki gösterimler Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda yapılacak.
Cannes Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapan üç film Ankara seyircisiyle buluşacak. Louis Clichy’nin yönettiği ve Cannes’ın Belirli Bir Bakış bölümünde Jüri Özel Ödülü kazanan “Demir Çocuk”, 1980’ler Fransası’nda çelik korse kullanmak zorunda kalan 11 yaşındaki bir çocuğun büyüme hikâyesini aktarıyor. Marie Kreutzer’in Cannes Ana Yarışma’da Altın Palmiye için yarışan, başrolünde Léa Seydoux’nun yer aldığı psikolojik gerilim filmi “Uysal Canavar”, yakın ilişkilerdeki güvensizlikleri ve görmezden gelinen gerçekleri sorguluyor. Judith Godrèche’in Nobel Edebiyat Ödüllü Annie Ernaux’nun otobiyografik romanından uyarladığı “Bir Kızın Öyküsü” de genç bir kadının kimlik, arzu ve hafıza üzerinden yaşadığı yüzleşmeyi işleyen yapımlar arasında yer alıyor.
Alman yönetmen Doris Dörrie, festivalin onur konukları arasında bulunuyor. Dörrie’nin yeni filmi “Nasıl Yardımcı Olabilirim?”, teknolojiyle şekillenen bir gelecekte insan ilişkilerini, robotik refakatçileri ve yaşlı bakımını mizahi bir dille ele alıyor. Yönetmen, Türkiye prömiyerinin ardından gerçekleştirilecek söyleşiye katılarak bir ustalık sınıfı verecek.
Oyuncu Sandra Hüller ise Galalar seçkisinde iki yapımla yer alıyor. Paweł Pawlikowski’nin Cannes’da En İyi Yönetmen Ödülü alan “Ata Yurdu”, Alman yazar Thomas Mann ile kızı Erika’nın Batı ve Doğu Almanya arasında gerçekleştirdikleri yolculuğu konu alıyor. Markus Schleinzer’in yönettiği ve 17. yüzyılda Otuz Yıl Savaşı’nın gölgesinde geçen “Rose”, Berlin Film Festivali’nde Hüller’e Gümüş Ayı kazandıran yapım olarak erkek kılığında asker olarak yaşamını sürdüren bir kadının kimlik mücadelesini anlatıyor.
Avrupa sinemasından diğer üç yapım da festival programında izleyiciye sunulacak. İtalya’da David di Donatello Ödülleri’nde En İyi Film ve En İyi Yönetmen dâhil sekiz ödül kazanan Francesco Sossai imzalı “Gitmeden Bir Yolluk”, Venedik çevresinde geçen bir yol hikâyesini beyazperdeye taşıyor. Karlovy Vary Film Festivali’nde gösterilen Bohdan Karásek’in “Her Şey Olması Gerektiği Gibi” filmi orta yaş dönemindeki insan ilişkilerine odaklanırken, Miroslav Terzić’in yönettiği “3 Hafta Sonra” ise gençlerin bastırılmış öfkesini ve toplumsal duyarsızlığı konu alan bir gerilim filmi olarak öne çıkıyor.
Sinema Genel Müdürlüğü, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Çankaya Belediyesi ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu’nun desteklediği festivalin biletleri, 2 Kasım Pazartesi gününden itibaren Biletinial ve sinema gişelerinden satışa sunulacak.
Kaynak: Birgün ·





