Küresel ölçekte artan ekonomik dalgalanmalar, jeopolitik riskler, iklim krizleri ve dijital tehditler, şirketlerin iş yapış biçimlerini yeniden şekillendiriyor. Bu yeni dönemde kurumların yalnızca krizlere karşı direnç göstermesi değil, aynı zamanda değişime hızla uyum sağlayarak güçlenmesi de büyük önem taşıyor. Bu ihtiyaçtan hareketle hayata geçirilen ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi, Türkiye iş dünyasında kurumsal dayanıklılık kültürünün geliştirilmesini hedefliyor.
Kurumsal dayanıklılık ve çeviklik kapasitesini artırmayı amaçlayan girişim, şirketlerin belirsizlik ortamlarında sürdürülebilir büyüme sağlayabilmeleri için ortak bir bilgi ve deneyim platformu oluşturmayı planlıyor.
Yeni Nesil Risklere Karşı Yeni Yaklaşımlar
Günümüzde şirketler; ekonomik dalgalanmalar, doğal afetler, siber saldırılar, tedarik zinciri sorunları ve itibar krizleri gibi çok yönlü risklerle karşı karşıya bulunuyor. Uzmanlara göre kurumların başarısı artık yalnızca finansal performanslarıyla değil, değişen koşullara ne kadar hızlı uyum sağlayabildikleriyle de ölçülüyor.
Bu doğrultuda kurulan ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi, Türkiye’nin ekonomik ve sektörel gerçekliklerini dikkate alan özgün bir dayanıklılık ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. İnisiyatif; iş dünyasının hazırlık seviyesini ölçmek, veri üretmek ve kurumsal kapasitenin geliştirilmesine katkı sağlamak için çalışmalar yürütecek.
Türkiye’nin Dayanıklılık Haritası Çıkarılacak
ReALL’in kurucu kadrosunda akademi, iş dünyası, risk yönetimi ve sürdürülebilirlik alanlarında uzman isimler yer alıyor. İnisiyatifin öncelikli hedefleri arasında Türkiye iş dünyasının dayanıklılık konusundaki farkındalığını, hazırlık düzeyini ve uygulama kapasitesini ortaya koyacak kapsamlı araştırmalar gerçekleştirmek bulunuyor.
Bu kapsamda 2026 yılı içerisinde tamamlanması planlanan ilk araştırma ile iş dünyasının kurumsal dayanıklılık algısı detaylı şekilde analiz edilecek. Çalışmada liderlerin belirsizlik yönetimi becerileri, kurumsal öğrenme kapasitesi, liderlik anlayışları ve dayanıklılık uygulamalarının etkinliği değerlendirilecek.
Elde edilen veriler doğrultusunda Türkiye’nin kurumsal dayanıklılık haritasının oluşturulması hedefleniyor.
Ortak Bir Dayanıklılık Kültürü Oluşturulacak
İnisiyatif yalnızca araştırmalarla sınırlı kalmayacak. Dünyadaki başarılı uygulamaların incelenmesi, uluslararası standartların değerlendirilmesi ve kurumlar arasında bilgi paylaşımının artırılması amacıyla çeşitli farkındalık çalışmaları da yürütülecek.
Böylece Türkiye’de kurumsal dayanıklılık alanında ortak bir dil ve anlayışın gelişmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.
“Belirsizlikte Yolunu Koruyabilmek En Büyük Güç”
ReALL Kurucu Başkanı Işık Elpek, günümüz iş dünyasında asıl meselenin krizleri atlatmaktan çok, belirsizlik ortamında yönünü koruyabilmek olduğunu vurguladı.
Son yıllarda yaşanan ekonomik dalgalanmalar, doğal afetler, jeopolitik gelişmeler ve siber tehditlerin şirketler için yeni bir gerçeklik oluşturduğunu belirten Elpek, kurumsal dayanıklılığın artık sadece risk yönetiminin bir parçası değil, rekabet gücünün temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti.
Türkiye’nin kendi ekonomik ve sektörel dinamiklerine uygun ölçüm araçları ve stratejiler geliştirmesi gerektiğini belirten Elpek, özellikle KOBİ’lerin artan belirsizlikler karşısında daha güçlü destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Dayanıklı Şirketler Daha Hızlı Büyüyor
Uluslararası araştırmalara dikkat çeken Elpek, dayanıklılık yatırımı yapan şirketlerin kriz dönemlerinden rakiplerine göre çok daha hızlı çıktığını belirtti.
Araştırmalara göre dayanıklılık seviyesi yüksek kurumlar yalnızca krizlerden daha az etkilenmiyor; aynı zamanda daha fazla yatırım çekiyor, hissedar değerini artırıyor ve marka itibarını daha güçlü koruyor. Operasyonel verimlilik ve çalışan bağlılığı gibi alanlarda da olumlu sonuçlar elde eden bu şirketlerin uzun vadeli büyüme performansları daha güçlü oluyor.
İş Dünyasına Ortak Akıl Çağrısı
ReALL Kurumsal Dayanıklılık İnisiyatifi, 2026 yılı boyunca araştırmalar, raporlar, endeks çalışmaları, liderlik buluşmaları ve stratejik çalışma gruplarıyla kurumsal dayanıklılık gündemini şekillendirmeyi hedefliyor.
Girişim, iş dünyasını yalnızca olası krizlere hazırlanmak için değil; değişimi fırsata dönüştürebilen, belirsizlikleri yönetebilen ve sürdürülebilir değer üretebilen kurumlar oluşturmak için ortak hareket etmeye davet ediyor.
Uzmanlara göre güçlü şirketler güçlü sektörleri, güçlü sektörler ise daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir ekonomiyi beraberinde getiriyor.

