Sanayide Sıkışıklık Alarmı: Üretim, Satış ve Kârlılıkta Sert Daralma

Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan üretim sektörlerinde alarm zilleri çalıyor. 2025’in ilk yarısında hem iç pazarda hem de ihracatta ciddi gerilemeler yaşanırken, birçok alanda üretim kapasitesi düşmeye, yatırımlar ertelenmeye başladı.

Beyaz Eşyadan Tekstile Gerileme Zinciri

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verilerine göre, yılın ilk altı ayında altı ana ürün grubunda iç satışlar yüzde 8, ihracat yüzde 5, üretim ise yüzde 8 oranında azaldı.
TÜRKBESD Başkanı Gökhan Sığın, yüksek maliyet baskısı ve zayıflayan ihracat talebine dikkat çekerek, “Rekabet gücümüzü korumak için üretimi destekleyecek politikalara her zamankinden fazla ihtiyaç duyuyoruz” dedi.

Benzer tablo çelik, metal döküm, tekstil ve makine sektörlerinde de gözleniyor. Avrupa’daki durgunluk, karbon düzenlemeleri ve Çin’in düşük fiyat politikası, ihracatçılar için yeni zorluklar yaratıyor. Hasçelik Yönetim Kurulu Başkanı Naci Faydasıçok, “Artan maliyetler ve düşen talep, sektörün genelinde baskı oluşturuyor” diye konuştu.

Metal dökümde kapasite kullanımı yüzde 65-70 seviyelerine gerilerken, yüksek faizler işletme sermayesini finanse etmeyi güçleştiriyor. Kutes İcra Kurulu Başkanı Ali Esat Kutmangil, “Stok maliyetleri ve uzun tahsilat vadeleri işletmeleri kilitliyor” dedi.

Maliyet Sarmalı ve Regülasyon Baskısı

Üreticiler için en büyük sorun, öngörülemeyen talep ile artan sabit giderlerin birleşmesi. Özellikle tekstil sektöründe stoklar yüksek maliyetlerle tutulurken, fiyatların düşmesi üreticiyi sıkıştırıyor.
BLC Group CEO’su Aykut Balcıoğlu, “120 günü aşan tahsilat vadeleri işletme sermayesini eritiyor” ifadelerini kullandı.

Kimya sektöründe Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın getirdiği çevresel yükümlülükler yeni yatırım zorunlulukları doğuruyor. İKMİB Başkanı Adil Pelister, “Üreticilerin dönüşümü finanse edebilmesi için kamu desteği şart” dedi.

Lojistikte sınır geçişlerindeki düzenlemeler, ambalajda ise ihracat fiyatlarındaki düşüş dikkat çekiyor. Alkollü içki sektöründe ise vergi yükü, üretim maliyetlerinin yüzde 65’ine ulaşmış durumda.

Kısır Döngü: Düşen Talep, Eriyen Sermaye

Döviz-enflasyon dengesizliği, zayıflayan talep ve yüksek finansman maliyetleri, sanayide bir kısır döngü yaratıyor.
TİAD Başkanı Murat Akyüz’e göre, döviz kurlarındaki istikrarsızlık şirket bilançolarını bozuyor ve yatırımları geciktiriyor.
Züccaciye sektörü de benzer sıkışıklık içinde. ZÜCDER Başkanı Burak Önder, “Kredi bulmak zorlaştı, maliyetler yükseldi. Bu ortamda yeni pazarlara girmek neredeyse imkânsız” diyor.

Ayakkabı sektöründe ise kayıt dışı üretim rekabeti bozuyor. TASD Başkanı Berke İçten, “Üretimin yüzde 40’ı kayıt dışı hale geldi. Bu, düzgün iş yapan firmaları haksız rekabete itiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Sıkışıklığın Bedeli: Kapanan İşletmeler ve Eriyen Kârlılık

BLC Group CEO’su Balcıoğlu, kapasite kullanım oranının ortalama yüzde 20-25 gerilediğini belirtiyor. Özellikle KOBİ’ler finansman sorunları nedeniyle küçülmeye veya kapanmaya zorlanıyor.
ZÜCDER Başkanı Önder, yeni makine ve kalıp yatırımlarının ertelendiğini; İHİB Başkanı Diler ise halıcılıkta istihdam kayıplarının geleneksel el sanatlarını tehdit ettiğini söylüyor.

Perakende tarafında da tablo benzer. BMD Başkanı Sinan Öncel, “Markaların cirosunun yüzde 40’ı indirimli satışlardan geliyor, bu oran yıl sonunda yüzde 80’e çıkabilir. Ancak bu durum kârsızlığı artırıyor” dedi.

Değer Kaybı Derinleşiyor

Üretim hacmi düşerken, katma değer yaratma kapasitesi de zayıflıyor. Takım tezgahlarında kilogram başına ihracat değeri son yıllarda artmıyor.
TİAD Başkanı Akyüz, “Teknoloji gelişiyor ama gelir düşüyor” diye özetledi.
Ayakkabı sektöründe 2022’deki 550 milyon dolarlık ticaret fazlası, 2024’te aynı miktarda açığa dönüştü; istihdamın yüzde 30’u kayboldu.

Destek Çağrısı: “Kısa Çalışma Ödeneği Geri Dönmeli”

Sektör temsilcileri, maliyet baskısının hafifletilmesi ve finansmana erişimin kolaylaştırılması gerektiğinde hemfikir.
TASD Başkanı İçten, “Emek yoğun sektörler üzerindeki yük azaltılmalı, kur-enflasyon dengesi yeniden sağlanmalı” dedi.
ZÜCDER Başkanı Burak Önder ise “Kur dengelenmedikçe rekabet gücümüzü kazanamayız” uyarısında bulundu.

PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, 2026 itibarıyla toparlanmanın başlayabileceğini öngörüyor ancak finansman daralması devam ederse toparlanmanın gecikeceğini belirtiyor.

Konut ve Hazır Giyim Alarmda

GYODER Başkanı Neşecan Çekici, son 15 yılda ev sahipliği oranının yüzde 67’den yüzde 56’ya gerilediğini belirterek, “Konut üretimi ihtiyacın çok gerisinde. Arsa maliyetlerinin düşürülmesi ve kamu destekli yeni modeller gerekiyor” dedi.

Hazır giyimde tablo daha da sert. TGSD Başkanı Toygar Narbay’a göre 2022-2025 arasında sektör yüzde 22 kapasite, yüzde 28 istihdam ve yüzde 20 ihracat kaybetti. “Yüksek faiz ve baskılanan kur politikası rekabetçiliği bitirdi” diyen Narbay, acil destek paketi çağrısı yaptı.

Makine sektöründe de üretim yüzde 6,5 azaldı. MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Faizlerin düşmesi, krediye erişimin kolaylaşması ve belirsizliklerin azalması durumunda toparlanma 2026’da başlayabilir” değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: Capital