Ayakkabı Yan Sanayicileri Derneği (AYSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Sait Salıcı, Türkiye’nin artık ucuz işçilik ve yüksek hacimli üretim modeliyle dünyada rekabet edemeyeceğini vurgulayarak, sektörün yönünü katma değeri yüksek ürünlere çevirmesi gerektiğini söyledi.
Salıcı, gelişen ülkelerin belli bir aşamadan sonra emek yoğun işlerden uzaklaştığını hatırlatarak, “Ülkeler büyüdükçe ucuz üretim terk ediliyor, onun yerine inovasyon ve teknolojiye dayalı, yüksek katma değerli üretimler geliyor. Türkiye de artık bu eşikte” dedi.
Samsung örneği
Salıcı, bu dönüşümün sadece Türkiye’ye özgü olmadığını, dünya devlerinin de aynı yoldan geçtiğini belirterek Samsung’u örnek verdi: “Bugün elektronik devi olarak bildiğimiz Samsung, 1938’de kurutulmuş balık ve tahıl ticareti yapan küçük bir şirketti. Zaman içinde ayakkabı üretimi de dahil olmak üzere birçok alanda faaliyet gösterdi. Ancak asıl büyümesini ağır sanayi ve teknolojiye yönelerek sağladı. Artık kimse Samsung’un ayakkabı ürettiğini hatırlamıyor. Türkiye de benzer bir dönüşümün eşiğinde.”
“Ucuz üretimle rekabet modeli bitti”
Pandemi döneminde geçici olarak büyüyen ayakkabı sektörünün, bugün kalıcı sorunlarla karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Salıcı, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Artık haldır haldır üretim yapmanın bir anlamı yok. Ucuza üretim modeli bizim için iflas etti. Mısır, Bangladeş, Vietnam gibi ülkeler ucuz iş gücüyle bu alanı dolduruyor. Türkiye’nin genç nesli de ucuza çalışmaya razı değil. Dolayısıyla bizim tek çıkış yolumuz, daha az ama daha değerli ürünler üretmek. Ortopedik tabanlar, geri dönüştürülmüş hammaddeler, tasarım odaklı ayakkabılar gibi yenilikçi ürünlere yönelmek zorundayız.”
Yeni yol haritası: Katma değerli üretim
Salıcı, sektörün ayakta kalabilmesi için hem devlet desteğinin hem de ortak aklın şart olduğunu belirtti.
– KOBİ’lere uygun maliyetli finansman sağlanması,
– İhracatçıya kur istikrarı ve Eximbank benzeri destekler verilmesi,
– Çek yasasında düzenlemelerle tahsilat sorunlarının çözülmesi,
– AB Yeşil Mutabakatı’na uyum için çevre dostu üretime yönelik sertifikasyon programları,
öncelikli adımlar olarak sıralandı.
Ayrıca üretimde inovasyon, tasarım ve teknolojiye ağırlık verilmesi gerektiğini söyleyen Salıcı, “Bundan sonra rekabet, ucuzluk üzerinden değil; kalite, farklılık ve sürdürülebilirlik üzerinden olacak. Made in Turkey algısını değerli hale getirmek zorundayız” diye konuştu.
“İş gücü dönüşmek zorunda”
Salıcı, gelecekte sektörün ayakta kalabilmesi için nitelikli iş gücüne yatırım yapılmasının da şart olduğuna dikkat çekti:
“Pandemi sonrası geçici bir büyüme yaşadık, istihdam arttı ama sürdürülebilir değil. Artık niteliksiz iş gücü değil, teknik bilgiye sahip, eğitimli kadrolar gerekiyor. Göçmen işçilere dayalı üretim modeli uzun vadede sektörü taşıyamaz. Üniversiteler ve meslek okullarıyla iş birliği yaparak kalifiye yerli iş gücünü yetiştirmek şart.”
Son olarak Salıcı, ayakkabı ve yan sanayinin geleceğini özetleyerek şunları söyledi:
“Türkiye artık ucuz üretimle dünyada var olamaz. Bu modelin sonuna geldik. Yolumuz; az ama kaliteli, farklı ve katma değerli üretimdir. Bunu yan sanayici, imalatçı ve perakendeci el ele vererek başarabilir.”
Kaynak: Paradergi

