İçeriğe geç
02 Kasım 2026, Pazartesi Son DakikaSon Depremler
İş Dünyası ve Kariyer Platformu
Piyasalar
Dolar 49,9731 ▲ %0,06Euro 56,0987 ▲ %0,59Sterlin 67,1427 ▲ %0,24Gram Altın 6.267,45 ▲ %0,72Çeyrek Altın 10.255,69 ▲ %0,44Cumhuriyet Altını 42.218,00 ▼ %0,14Bitcoin $78.066 ▲ %0,06
12:55
Kültür-Sanat

İnsan Felsefesi Ekseninde Kendini Saklama Fenomeni ve “Her Şey Ortada” Filmi

İnsan yeni bir ortama girdiğinde ya da yeni biriyle tanıştığında kendini olduğundan farklı göstermeye çalışabilir. Takiyettin Mengüşoğlu, İnsan Felsefesi a...

Suzan Göktürk 02 Kasım 2026 Haber Saati: 05:55 2 dk okuma
İnsan Felsefesi Ekseninde Kendini Saklama Fenomeni ve "Her Şey Ortada" Filmi
İnsan Felsefesi Ekseninde Kendini Saklama Fenomeni ve "Her Şey Ortada" Filmi
Paylaş in
İş İnsanları'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.

İnsan yeni bir ortama girdiğinde ya da yeni biriyle tanıştığında kendini olduğundan farklı göstermeye çalışabilir. Takiyettin Mengüşoğlu, İnsan Felsefesi adlı yapıtında kendini saklama fenomenini çözümlerken bunun insan ile hayvan arasındaki ayrımın önemli bir unsuru olduğunu ve dil aracılığıyla geliştiğini vurgular. İnsan, söyledikleri ve söylemedikleriyle bazen yalan söyleyerek bazen de bir gerçeği açık etmeyerek kendini saklar. Bu olgunun olumlu ve olumsuz türleri bulunmaktadır. Görece olumlu saklama durumunda insan kişiliğinin zarar göreceği endişesiyle kendini gizleyebilir ve ilişkiler derinleştikçe kendini açar. Olumsuz saklama türünde ise kişi kendini daha bilgili, zengin, seçkin veya iyi gösterme ihtiyacı duyar. Ancak Takiyettin Mengüşoğlu’nun İnsan Felsefesi (Doğu Batı Yay., Ankara, 2015, s.343) adlı eserinde belirttiği gibi, bir insan kendisini ne kadar başka şekilde göstermeye çalışırsa çalışsın, yine de onu herhangi bir yanından yakalayabiliriz çünkü o, yapıp-etmeleriyle sözleri arasındaki ilişkide kendisini ele verecektir.

Saklama olgusu farklı ortamlarda farklı biçimlerde yaşanır. Yakın bir arkadaşla konuşurken kullanılan dil ile patron veya yöneticiyle konuşulan dil birbirinden farklıdır. Bu durum kameranın karşısında açıkça görülür. Belgesel sinemada temel malzeme insan olduğunda kamera ile kişinin arası kendini saklama perdeleriyle dolacaktır. Genç belgeselcilere önerilen yöntemlerden biri, çekimlerden önceki her görüşmede ortamda mutlaka kamera bulunmasıdır. Bir diğer etkili yöntem ise Bertolt Brecht estetiğinin temelindeki yabancılaştırma yaklaşımıdır; seyircinin izlediği filmle özdeşleşmesini engellemek ve perdedeki kişilerin kendini saklama yöntemlerini görünür kılmaktır.

Haftanın en iyi filmi olan “Her Şey Ortada” (2026), seyirciyi yabancılaştırmak için gösterdiği çabayla ilgiyi hak etmektedir. Filmin konusunu oluşturan olayda, 2016 yılında Elizabeth Holmes adlı genç girişimci, bir damla kan vererek yüzlerce analiz sonucuna ulaşılabilen taşınabilir bir kan analiz aygıtı icat ettiği iddiasıyla ortaya çıkmış ve Theranos adlı cihaz için yatırımcılardan yüzlerce milyon dolarlık destek almıştır. Elinde çalışan bir ürün olmadığı ve böyle bir aygıtın bulunmadığı anlaşıldıktan sonra dolandırıcılık suçlamasıyla yargılanan Holmes, 2023 yılında 11 yıllık hapis cezasını çekmek üzere cezaevine girmiştir.

Hapse girmeden önce Holmes ve eşi Billy Evans, komedyen Nathan Fielder ve Lance Oppenheim’ı kendileri hakkında bir belgesel yapmaları için davet etmişlerdir. Fielder ve ekip, Holmes’ün yaşamını 7/24 takip edebilecek, istedikleri soruları sorabilecekti. Liz’in hapse girmesinden bir ay önce ailenin konuk odasına yerleşerek çekimlere başlayan Fielder’ın sorularına Liz ve Billy manipülatif yöntemlerle yaklaşmıştır. Filmin ikinci yarısında 2022’de Theranos yolsuzluğunu anlatan HBO dizisinde Liz Holmes’ü oynayan Hollywood oyuncusu Amanda Seyfried de belgesele dahil olmuştur. Üç saatlik yapım, karakterlerin dil ve eylem çelişkilerini göstererek kendini saklama biçimlerini araştırmaktadır.

Kaynak: Birgün · Etiketler: , , , , ,

İş İnsanları'nı Google'da tercih edilen kaynak olarak ekle.

İlginizi Çekebilir